İstanbul Turu

İSTANBUL’UN SAKLI HAZİNESİ; FENER-BALAT
Boşuna söylenmemiş “taşı toprağı altın İstanbul’un” diye. Adım attığınız her köşe başında ayrı bir tarih, ayrı bir güzellik göz kırpar size bu gizemli şehirde. Görkemli hanlar, saraylar, nefes kesen İstanbul Boğazı, yüzyıllara meydan okuyan kuleler, surlar ve daha saymakla bitmeyecek yüzlerce ayrıntı. Bir de gizli kalmış hazineleri var İstanbul’un; yanı başımızda olmasına rağmen henüz birçoğumuzun keşfine nail olamadığı. Bu gizli kalmış hazinelerden birine, Fener ve Balat’a götürmek istiyoruz sizi. Peki, neler mi bekliyor sizi orada? Buyurun birlikte bakalım;

CİBALİKAPI
5. yüzyılda İmparator Theodosius tarafından yaptırılan Haliç Surları’nın bugüne dek yaşayabilmeyi başarmış nadir kapılarından biri Cibalikapı. Fener – Balat turlarının en önemli noktalarından biri olan Cibalikapı, Osmanlı’nın İstanbul’u fethi sırasında Cebe Ali Bey komutasındaki yeniçerilerin İstanbul’a ilk olarak giriş yaptıkları kapı olarak biliniyor. Çokça Yeşilçam filmine ve tiyatroya konu olmuş ünlü Cibali Karakolu da yıkılmadan önce bu bölgedeymiş.

FENER RUM LİSESİ
Fener – Balat turunun en heyecan verici noktalarının başında Fener Rum Lisesi başka bir deyişle Kırmızı Mektep geliyor. Haliç’ten de rahatlıkla görülebilen bu kırmızı yapı, Heybeliada’daki ruhban okuluyla birlikte İstanbul’daki iki Rum eğitim merkezinden biri. Hayli görkemli ve estetik bir görünüme sahip olan Fener Rum Lisesi, 1881 yılında yapılmış ve 1950’li yıllara kadar ara verilmeksizin kullanılmış. 1950’li yıllardan sonra uzun bir zaman boş ve kullanılmaz halde tutulan yapı günümüzde çok az sayıdaki öğrencisiyle eğitim hayatına devam ediyor. Yapının iç kısmını görmek mümkün değil. Fakat dış cepheden Fener Rum Lisesi’ni seyretmek ve yapı hakkında detaylı bilgi almak sizi heyecanlandırmaya yetecektir.

FENER RUM ORTODOKS PATRİKHANESİ
Eski bir gayrimüslim yerleşim bölgesi olan Fener’in dışarıdan bakıldığında belki de en mütevazı içine girildiğinde ise ihtişamından sual olunmayacak düzeyde ayrıntılara sahip bir diğer yapısı ise Fener Rum Patrikhanesi. Osmanlı döneminde kilise ve sinagogların camilerden daha kısa boyda ve daha gösterişsiz yapılmasına özen gösterildiği için dış cephesi biraz kadük kalan Fener Rum Patrikhanesi’nin iç kısmında ki kimi el işlemelerinin yapımının 30 yıl kadar zaman aldığı söyleniyor. Bu nedenle içeri adım atar atmaz sizleri görsel bir şölenin bekliyor olduğundan hiç şüpheniz olmasın.

GAYRİMÜSLİM EVLERİ
Fener – Balat turunun en keyifli noktalarından biri de bölgede dağınık ve az sayıda bulunan gayrimüslim evleridir. 2-3 kattan oluşan bu cumbalı ve rengarenk evlerin bugüne kadar korunabilmiş olması bölgedeki mahalle havasının da tamamen kaybolup gitmesini önlemiş. Daracık sokaklardan geçerken birbirinden şirin bu evleri seyretmek hem keyifli dakikalar geçirmenizi sağlayacak hem de birbirinden güzel fotoğraflar çekmenize olanak sağlayacaktır.

PANAYİA MERYEM ANA KİLİSESİ
Fener Balat turunu Unkapanı yerleşkesine kadar uzatan ve bunun hakkını sonuna kadar veren yapı, Panayia Meryem Ana Kilisesi’dir. Halk arasında “ayın biri kilisesi” olarak da bilinen bu kilise iç kısmında bulunan doğal su kaynağı nedeniyle oldukça ünlü. Hatta kilisenin halk dilindeki ismi de bu doğal su kaynağından geliyor. Çocuk sahibi olamayan kadınların buraya gelerek her ayın ilk günü düzenlenen ayine katılması ve son ritüel olarak da doğal kaynaktan su içerek mucize araması kilisenin “ayın biri kilisesi” olarak anılmasına neden olmuş. Bu gelenek hala devam ediyor.